Tuz…

Sofradaysa ekilir, değilse kalkmaya üşenilir.

Zaten sağlığa zararlıdır, tuzsuz da yenir. :)

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Nisan 5th, 2012 | Altında Gülümsetenler | Yorum Yok -

Pazartesi’nin Suçu Ne?

Pazar ertesi pek kolay değil güne başlamak, hele bir de “çok erken” başlamak…

Ayağımızı yorgandan hafifçe dışarı çıkarmamızla başlar gözümüzde büyüyen bir gün.

Kaç Pazartesi’yi devirmiş olsak da her hafta başı aynı hikâye .

İşte bu nedenle, Yazma Vakti, en içten duygularla, hepinize kolaylıklarla dolu, güzel bir hafta diler.

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Mart 12th, 2012 | Altında Gülümsetenler | Yorum Yok -

Erkek Evlat Tutkusu

Nesil devamı yahut daha modern bir ifadeyle soyadı devamı tutkusu neredeyse ilkçağlardan bugüne kadar sürdüğü gibi, Ay’da hayat kurulsa Jüpiter’e minibüs kalksa bile tüm insanlığın tutkusu olarak kalacaktır. Dünyadaki hemen her insan neslinin devamını, soyadının sonraki nesillere aktarılmasını ister. Ülkemizde de tabii ki bu durum açıkça görülür. İster kentsel yerleşim yerleri, büyük büyük metropoller olsun, isterse ücra mezralarda olsun insanımız soyadı sürsün ister; bu yolda emek sarf eder.

“YE EKŞİYİ DOĞUR AYŞE’Yİ, YE TATLIYI DOĞUR HAKKI’YI”

Erkek bebek isteğinin had safhaya ulaştığı Türk toplumunda annenin hamileliği sırasında hurafeler kendini gösterir. “Ye ekşiyi doğur Ayşe’yi, ye tatlıyı doğur Hakkı’yı” sözünden hareketle ultrason öncesi cinsiyet tahminleri başlar. Mesela canı tatlı isteyen hamileler potansiyel oğul anasıdır. Ultrasonla bebeğin erkek olduğu kesinleştirilen anne adayımızın nazlanma miktarında milimetrik bile olsa artış görülür. Bir de teknolojinin teklediği durumlar vardır bu da muayenehanedeki cihazda erkek bebek olarak görünen bebeğin bir sonraki muayenede aslında kız olduğunun anlaşılmasıdır. Böyle zamanlarda özellikle babanın oğlu olacağını sandığı kısa zamanlık mutluluğu yerini elem dolu bir şaşkınlığa bırakır ki bunu Fenerbahçe taraftarlarının aslında şampiyon olmadıklarını öğrendikleri hissiyatla birebir benzeştirebiliriz. Fakat daha sonra kızlarıyla muhteşem bir bağ kuran babalar sonra oğulları da olsa kızlarının üzerine daha fazla titrerler.

ANA-OĞUL İLİŞKİSİ DERİNDİR TÜPSÜZ DALINMAMASI GEREKİR…

Kaynak: Ayşenur USLU

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Mart 1st, 2012 | Altında Gülümsetenler | Yorum Yok -

Camlar Kırılmasın…

Hazret-i Peygamber (sav)’in kadınlara olan nezâketine dâir şu misâl ne güzeldir:

Bir seyahatte Enceşe adlı bir köle, şarkı söyleyerek develeri hızlandırıyordu. Hazret-i Peygamber (sav) de, hızlanan develer üstündeki hanımların zayıf vücutlarının incinebileceği ihtimâlini, zarif teşbîh ile ifâde ederek:

“–Yâ Enceşe! Dikkat et, camlar kırılmasın!” buyurdular.

(Buhârî, Edeb, 95; Ahmed, III, 117)

Kaynak: 2g1d.com

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Şubat 14th, 2012 | Altında Gülümsetenler, Hadisler | Yorum Yok -

Osmanlı’nın Boğdanı Moldava…

Ders kitaplarımıza kalırsa, sanki Osmanlı hep meçhul diyarlarda at koşturmuş. :)

Hele bir Podolya, Lehistan, Eflak, Erdel, Boğdan diye başlayıp zaman mekan ilişkisini  alt üst etmeye görsünler, öğrenci şaşırır kalır. Artık çıkabilirse çıksın işin içinden…

İyi de buralar buhar olup uçmadı ya!.. Olsa olsa adı değişti, başka bir ülkeye dönüştü, o kadar.

Nitekim Podolya denilen Ukrayna’dır. Lehistan Polonya’dır. Eflak bugün Romanya sınırları içinde kalmıştır.

Erdel Transilvanya’dır, Boğdan ise Moldova…

Sonra da tarih bilinci eksikliğinden yakınmalar, hatta yokluğundan dem vurmalar…

Kaynak: Ahmet MİROĞLU’nun bir yazısından alınmıştır.

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Şubat 7th, 2012 | Altında Biliyor muydunuz?, Gülümsetenler | Yorum Yok -

Günün Fotosu

Az önce arkadaşımdan gelen mailde vardı bu fotoğraf. Çok güldürdü beni. :)

Bir bebeğin bu şekilde huzur içinde ve derin derin uyuması, bir  annenin zafer anlarından biridir diye düşünüyorum.

İnsan kendi uykusuzluğunu unutuyor o an, o sevinçle. Onun uyuyor olması yeterli olabiliyor bazen. Bu sırada siz  de başka bir şeyle meşgul olarak ya da dinlenerek bir şekilde bir sonraki seansa hazırlıyorsunuz kendinizi. Uyumamış olsanız bile, sizi mutlu eden başka bir faaliyetle…

İyi Pazar’lar hepinize.

Az önce arkadaşımdan gelen mailde vardı bu fotoğraf. Çok güldürdü beni. :)
Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Şubat 5th, 2012 | Altında Gülümsetenler | Yorum Yok -

Özüm burdayım!!!

Azerbaycanlı biri eşeğine çanak çömlek yüklemiş, dağ kenarındaki patikada gidiyormuş.

O sırada hava bozmaya, şimşekler çakmaya başlamış. Eşek dağdan yuvarlanmış, üstündeki çanak çömlek kırılmış.

O sıkıntı içinde çok kuvvetli, göz kamaştıran bir şimşek çakınca Azerbaycanlı dayanamamış; “Eşeğimi mürdettin, yükümü dürdettin; şimdi de çerağın yakıp meni arısen, özüm burdayım!”, demiş.

Kaynak: Şefik CAN, Konularına Göre Mesnevî Tercümesi

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:
Editör on Ocak 23rd, 2012 | Altında Gülümsetenler | Yorum Yok -