Eski Zamanlar-2

Oca 4, 2010 by

80’li yıllardan esmeye devam ediyor. Bu yılların çocuklarına “sokak çocuğu” dedikleri kadar var. Sabah çıktığımız evimize öğle yemeği için bir zahmet dönerdik. Bir sonraki eve dönüş, ta akşam yemeği zamanıydı. Yani babaların işten geliş zamanı. İkindi vakti karnımız acıkırdı da aşağıdan zile basardık.” Anne reçelli ekmek atsana!”. Bakar mısınız şu sinir bozuculuğa. Annem de “ Ekmek aşağıya mı atılırmış? Çabuk eve gel de ye” diye çıldırasıya bir cevap verirdi. Bu arada defalarca “hadi artık eve gel” çağrıları da sonuç vermezdi. Son çağrı “bak birazdan baban gelir. O gelmeden evde ol” şeklinde olurdu. Sonunda akşam olur. Annem şanslıysam pencereden seslenir. Çok sinirlenmişse “eh sen hele bir eve gel” şeklinde tehditvari bir sesleniş yapardı. O zaman düşünmeden çeşitli dualar eşliğinde eve koşardık. En korkunç çağrı ise, annemin aşağıya inip bizzat eve davet etmesi olurdu ki Allah muhafaza. Anneniz sizi eve almak için ta aşağıya bahçeye kadar inmişse başınız gerçekten belada demektir.

Sonra bir de ikramlar vardı. O gün kim çekirdek aldıysa, artık herkes o çekirdeğe ortak olurdu. Bir kere alabilir miyim diyerek başlangıç yapmanız yeterliydi. Sonra avucunuzun içindeki çekirdek bittikçe gidip almanız çok normaldi. Çekirdek sahibi de alışıktı bu beraber tüketme olayına. Çünkü yarın öbür gün çekirdek alan siz olurdunuz, beraberce yenir giderdi. Problem değildi yani. O bir yandan arkadaşının atladığı ipin ucundan tutmuş çevirirken, diğer yandan ikrama devam ederdi. Geleceğin paylaşmayı seven evlatları işte böyle yetişti .

Bunu beğendiniz mi? O halde paylaşın:

Related Posts

Share This

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir