Yalnız Kadınlar Arasında

Akmar ziyaretlerimin birinde radarıma takılan kitaplardan biriydi “Yalnız Kadınlar Arasında”.
Böyle ince ama hacimli romanları okumayı çok seviyorum. Sayfaların arasında gezinirken gün içinde bambaşka insanların, hikayelerin ortasında buluyorum kendimi. Gerçek anlamda bir “kafa dağıtma” seansı…
Gelelim kitaba;
Çocukluğunu Torino’nun fakir mahallelerinde geçiren Clelia, başarılı bir modacı olarak yıllar sonra memleketine döner ve Torino sosyetesinin o ışıltılı ama bir o kadar da içi boş dünyasına adım atar.
Aslında okuduğum şey; modern toplumun kalabalıklar içindeki derin yalnızlığı…
Clelia, çocukken uzaktan hayranlıkla izlediği o burjuva kadınların arasına girdiğinde, dışarıdan lüks ve sosyal görünen bu hayatların ardındaki ruh yalnızlığına şahit olur. İlişkilerdeki samimiyetsizlikler, kıskançlıklar ve hiç kapanmayan o içsel boşluk…
Yazar Cesare Pavese’nin kendi hayatı ile bu kitap arasındaki trajik bağa girmiyorum… O kısım biraz tatsız ve şimdilik bir esrar olarak kalsın.
Peki sizin son zamanlarda “iyi ki okumuşum, tam kafa dağıtmalık” dediğiniz o ince roman hangisiydi?




